18 Aralık 2012 Salı

Alphonse Mucha



Cekoslavak grafik sanatçısı ve ressam.

Paris'te ilk taş baskısı posterleri yaptı.

Bu tarzın adi 'Art Nouveau' (Yeni Sanat) oldu.







11 Aralık 2012 Salı

David Ogivly





Pek çok yeni tekniği 50 li yıllarda uygulayan reklamcıdir

USP yöntemini reddeder.

Urünler için tüm çaba imaj olmalıdır der.

Bu yüzden 'story appeal' tekniğini yaratır.

Yani ürünün arkasına öyle bir hikaye koyacaksınız ki çekici olacak ve çok uzun süre aynı hikaye kullanılacak.



9 Aralık 2012 Pazar

Medina Turgul DDB

Bu ajansla birlikte reklam sektöründe çalışılabilecek alanları ve her bir alanın ayrı ayrı reklamın hangi aşamasında, ne gibi görevler yaptığını görme fırsatımız oldu. Türkiye’de hemen hemen bu kadar geniş kapsamlı çalışan ajansa rastlamak zor ve biz bu ajansı gezerek aslında reklamı iş olarak tam anlamıyla izleme fırsatımız oldu. Yaptıkları örnek işleri incelerken gerek yaratıcı ekibin rolünü gerek müşteri ilişkileri sorumlularının görevlerini daha iyi anladık. Belki de bu ajans gezisi ile kendimizin hangi alanda olmak istediğimiz kafamızda biraz daha yer etmiş oldu. Ajansın büyüsüne kapılmamak gerçekten çok zordu. Yaptıkları işleri, aldıkları ödülleri dinlerken bir reklamcı adayı olarak hayal ettiklerimin gerçek olabileceğine olan inancım arttı. Bu sektörün içinde var olan ve faal olarak hala çalışan insanlarla yaptığımız sohbet ile onları tanıyarak ‘reklamcı’ kimdir, nasıl düşünür hangi aşamalardan geçirir projelerini görmüş olduk.








8 Aralık 2012 Cumartesi

Mas Matbaacılık

Yaptığımız matbaa gezisi ile kitapları hikayesini öğrendik. Yazarın zihninden çıkıp bizim elimize ulaşana kadar geçirdigi dönemi gördük. Basim makinaları hatta bunların en eskilerini görme fırsatımız oldu. Her türlü kitap ve basimin çeşitlerini şekillerini gördük. Kendi adıma konuşmam gerekirse ilgimi çeken şey reklam afişleri oldu. Az da olsa karşılaştığım afişleri incelemek benin için eğlenceliydi. Ayrica matbaanin içine hemen hemen her katina yapılmış bahçelerle bence bir nevi ağaçlardan özür diliyorlardi.  Çok etkileyici bir düşünce olmuş. Ayrıca orada çalışan herkesin gerek matbaa, kitap gerekse iletişim alanında bizimle paylaştıkları şeylerin çok önemli oldugunu düşünüyorum. Ilgimi çeken bir diğer sey ise teknolojinin hızlı gelisimini canlı canlı görme imkanımız olmasıydı. Basim makinaları bunların en önemli ornekleriydi.Defter dizaynı için kullandıkları malzemelere teker teker bakmakta ayrıca çok keyifliydi.  Itiraf etmeliyim ki yayıncı kavramının tam anlamını bu gezi sayesinde öğrendim. Bildiğim bir şeydi ancak bir yayıncı tarafından kendi işini dinlemek ciddi anlamda bu isi anlamam hatta daha fazla onemsememe neden oldu. Bir kitabın basılmadan önceki son halini, basilisini hatta emeği geçen insanları görmek oldukça ilginç bi deneyim oldu.